sevgiyle...
"Yaşamın değerli anlarını özenle paylaşmak için."   
 
 
anasayfa  
 
 
 anasayfa 
 biyografi 
 çalışma alanları 
 referanslar 
 önemli projeler
 ödüller 
 çalıştığı önemli
 kişiler 
 basın / medyadan
 seçmeler 
 kamera arkası
 görüntüler 
 projeler 
 fotoğraf 
 çalışmalarım 
 haberlerim
 yorumlarım
 beğendiklerim
 önerilerim
 iletişim 
 sizden gelenler 
 dost linkler 
YASAL UYARI:
Bu sitede yer alan tüm görüntü, yazı, yorum ve haberler Serdar Çilekâr'a aittir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun telif haklarına ilişkin hükümlerine göre, Serdar Çiekar'dan yazılı izin alınmadıkça, tamamen ya da kısmen alıntı yapılamaz.
Copyright - Her hakkı saklıdır.

 

Merhaba, hoş geldiniz !

Sevgili Dostlar ne güzel sizleri görmek!
Ne güzel, 20 yıla yakındır hep kameranın gerisinde
bir şekilde koşuştururken; ara sıra böyle "ekran"
önüne geçip; sevenlere gülümseyebilmek.
Bu ekrana çıkma heyecanı ve sorumluluğu da
bir başka keyif. Sizlere aracısız ulaşabilmek te öyle...

Düşünceleri, duyguları, yapılanları ve planları bazen dolaysız paylaşmak gerekiyor. Tıpkı yıllar önce, Sinema-TV bölümü giriş sınavlarının son aşamasındaki sözlü mülakatta, bölüm başkanı Sayın Zafer Doğan'ın çarpıcı sorusunda olduğu gibi:
"50 bin kişilik büyük bir stadyum ve ağzına kadar dolu. Senin çıkıp bir konuşma yapman gerekiyor. Vereceğin mesaj ne olurdu"? 

Sanatın büyüsünü ve sinema-televizyonun gücünü keşfetme yolculuğumuz devam ederken, sanırım "kitleler"e vereceğimiz "mesaj"larımız da an be an olgunlaşmakta sizlerle birlikte.

Her şeyden önce bu güzel yurdun topraklarında doğduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. Çok derin ve zengin bir kültürün harmanıyla yoğrulmuşuz; ne mutlu! O yüzden de sorumluluğumuz ağır, hedeflerimiz yüksek ve yapmamız gereken de çok şey var. Bu yurdun insanının, görünürün ötesindeki yaşamını, tarihsel köklerini, yaşam kültürünü, tüm güzelliklerini olağanca yalınlığıyla ama özenle anlatma, tanıtma ve yaşatma "vebal"imiz vardır.

Bütün bu uğraşın yolu elbette "sevgi"den geçecek; açtığımız her bir kapının anahtarı "sevgi", destur aldığımız her makamın adı "sevgi" olacaktır hiç şüphesiz. Tıpkı kameramanlığa başladığım ilk tv programı olan, unutulmaz "Adam Olacak Çocuk" programında  rahmetli Barış Manço ağabeyimizde gördüğümüz o eşsiz enerji gibi. Tıpkı belgesel ustamız sevgili Hasan Özgen ağabeyimizin Anadolu'yu ilmek ilmek işleyen tüm belgesellerinde olduğu gibi. Tıpkı tüm çalışmalarında önce "insan"ı anlatmayı önemseyen sevgili Mehmet Eryılmaz ağabeyimize yönetmen yardımcılığı yaptığım "Nazım Hikmet" belgeselindeki gibi. Tıpkı NTV'de yayınlanan ve her bir bölümün çekimlerinde "sevgi"nin derin anlamlarını öğrendiğim, engelli insanlarımızı anlattığımız "sevgi ile" programında olduğu gibi. Tıpkı "kayıp yurtların ağrılarını", yitip gitmekte olan "son sesler ve son renkler"i can evinden vurarak anlatma ustası İsmet Arasan ağabeyin "Adakale" belgeselinde verdiği mesaj gibi. Tıpkı Denizli'deki 95'lik sevgili ninenin, toprağından köküyle söküp te bana armağan ettiği "cennet süpürgesi"ne yüklemiş olduğu anlam ve değer gibi...

Bu günlere geliş sürecimin her bir aşamasında, her türlü yardım, destek ve emeği geçen başta değerli büyüklerim olmak üzere, tüm dostlarıma "teşekkür"lerimi bir borç biliyorum. (Bu liste çok uzun olduğu için, isimlerini tek tek ayrı bir sayfada, özellikle belirtmek ihtiyacını hissettim).

Bundan sonra yapacaklarımız için de buradan "açık davet"de bulunuyorum tüm dostlara. "İyi-güzel-doğru" adına birlikte yapacak ne çok işimiz var!

Bendeniz, yaşamın en değerli anlarını özenle paylaşabilmek için burada olacağım efendim.

                                                                                                "Sevgiyle"...

                                                                                                         Serdar Çilekâr


 
 
 
Designed by SayRun